• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

trigger

trigger

tetiklemek, başlatmak, harekete geçirmek


Food allergies can trigger certain forms of mental illnesses. (Gıda alerjileri, zihinsel hastalıkların bazı şekillerini tetikleyebilir.)

It was claimed that his arrest triggered mass protests. (Tutuklanmasının kitlesel protestoları tetiklediği iddia edildi.)


triggered (sıfat), triggering (sıfat)


activate, arouse, stimulate, prompt


, , , ,
YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©