• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

queue

queue
,

FİİL

1) kuyruk olmak, sıraya/kuyruğa girmek

İSİM

2) kuyruk, sıra

Having waited in the queue for more than an hour, we decided not to watch the theatre. (Kuyrukta bir saatten fazla bekledikten sonra tiyatroyu izlememeye karar verdik.)

People are queueing up to get tickets in front of the museum. (İnsanlar müzenin önünde bilet almak için sıraya giriyorlar.)


1) line up, queue up, form a queue, form a line
2) line, row, column, file, chain


, , , ,
YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©