• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

genuine

genuine

1) gerçek, sahi, hakiki

2) samimi, içten, yapmacıksız


He laughed again, but this time it seemed more genuine. (Tekrar güldü; ama bu defa daha samimi görünüyordu.)

The news channel and the reporter fully believed the documents were genuine. (Haber kanalı ve muhabir, belgelerin gerçek olduğuna tam olarak kanaat getimişlerdi.)


genuinely (zarf), ungenuine (sıfat)


1) authentic, real, actual, original
2) sincere, honest, truthful, unhypocritical, frank, candid


ungenuine, counterfeit, fake, false, illegitimate


, , , ,
YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©