• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

dismiss

dismiss

1) ilişiğini kesmek, işten çıkarmak, yol vermek, kovmak

2) ilgilenmemek, ele almamak, reddetmek

3) göndermek, gitmesine izin vermek


Anyone who breaks company rules will be dismissed. (Şirket kurallarını ihlal eden herkes kovulacaktır.)

The government has dismissed criticisms that the country’s health policy is a mess. (Hükümet, ülkenin sağlık politikasının karışık olduğuna dair eleştirileri reddetti.)

The bell rang and the teacher dismissed the class. (Zil çaldı ve öğretmen sınıfı gönderdi.)


dismissal (isim), dismissible (sıfat)


1) fire, lay off, sack
2) refuse, reject, turn down, ignore, deny
3) allow to go, send


2) accept, acknowledge


, , , ,
YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©