• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

deter

deter

caydırmak, vazgeçirmek, yıldırmak

It is the lack of awareness and fear that deters people from getting themselves examined. (İnsanları muayene olmaktan vazgeçiren, bilinçsizlik ve korku.)

Usually, the fear of victimisation deters people from making complaints against corrupt officials. (Genellikle mağdur duruma düşme korkusu, insanları yolsuzluk yapan yetkililer hakkında şikayette bulunmaktan caydırıyor.)

deterrant (isim), deterrant (sıfat), deterrence (isim), undeterred (sıfat)

deter sb. from doing sth.

put off, discourage, dissuade, scare off, avert, forestall, prevent, hinder, impede

encourage, inspirit, support, promote, assist

YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©