• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

demanding

demanding

zorlu, zahmetli, çaba gerektiren


DİKKAT! Bu kelimenin “talep” anlamıyla ilgisi yok.


Raising children is a demanding task as it requires energy and attention round the clock. (Çocukları yetiştirmek, günün her saatinde enerji ve dikkat gerektirdiğinden zorlu bir görevdir.)

Despite her increasingly demanding schedule, Samantha says she can still find time for herself. (Samantha gittikçe zorlaşan programına rağmen, yine de kendine zaman ayırabildiğini söyledi.)


demand (fiil), demandingly (zarf)


challenging, difficult, tough


easy, flexible, simple, mild


, , , ,
YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©