• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

contemporary

contemporary

çağdaş, dönemdaş, aynı çağa/döneme ait olan


The aim of this course is to help students to comprehend the structure of contemporary political and social systems. (Bu dersin amacı öğrencilere çağdaş siyasi ve sosyal sistemlerin yapısını kavratmaktır.)

He likes reading novels written by contemporary writers. (Çağdaş yazarlar tarafından yazılmış olan romanları okumayı sever.)


contemporarily (zarf)


modern, present, recent, today, current, latest, now


old, old-fashioned, past


, , , ,
YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©