• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

contagious

contagious

1) bulaşıcı, temas yoluyla geçen (hastalık)

2) bulaşıcı hastalık taşıyan

3) kolayca yayılan, fısıltı ile çabucak yayılan (duygu)

It is a relatively new disease and very contagious. (Nispeten yeni bir hastalık ve oldukça bulaşıcı.)

Without proper treatment, sufferers from tuberculosis of the lung can be contagious all their life. (Uygun tedavi olmadan, akciğeri tüberkülozu olan hastalar ömür boyu taşıyıcı olabilirler.)

Attitudes are contagious, and how we behave influences others. (Davranışlar bulaşıcıdır ve nasıl davrandığımız diğerlerini etkiler.)

contagiously (zarf), contagiousness (isim)

1) infectious, communicable, transmittable, transmissible, transferable, spreadable

, , ,
YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©