• GİRİŞ
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

GİRİŞ

ban

ban
,

FİİL

1) resmen yasaklamak, men etmek

İSİM

2) yasak, yasaklama, men

In my opinion, hunting of whales should be banned immediately. (Bence balinaların avlanması derhal yasaklanmalı.)

Despite the official ban on direct trade with China, a plethora of Chinese products are being traded across the country. (Çin ile doğrudan ticaret konusundaki resmi yasağa rağmen, ülke genelinde çok çeşitli Çin ürünlerinin alım-satımı yapılıyor .)


ban on sth. (isim halinde)


1) prohibit, forbid, veto, proscribe, disallow, outlaw, block, embargo, bar
2) prohibition, veto, proscription, embargo, bar, stoppage, interdiction, moratorium, injunction


1) permit, allow, let
2) approval, allowance, permission


, , , ,
YDS Academy Yabancı Dil Okulları | Tüm hakları saklıdır. ©